Test kitabını açınca içi sıkışan, tahtaya kalkma ihtimalinde kalbi hızlanan, evde çözdüğü soruyu sınavda çözemeyen bir öğrenci düşünün. Çoğu zaman bu durum “tembellik” ya da “matematik kafası yok” diye yorumlanır. Oysa arkasında sık görülen ve üzerinde çalışılabilen başka bir şey olabilir: matematik kaygısı.
Matematik kaygısı nedir?
Matematik kaygısı, sayılarla uğraşmak, problem çözmek ya da matematik sınavına girmek gerektiğinde ortaya çıkan gerginlik, korku ve kaçınma isteğidir. Bir hastalık tanısı değildir. Soru zorlandığında duyulan sıradan heyecandan farkı ise sürekliliğidir: öğrenci daha soruyu okumadan gerilir, bu gerginlik düşünmesini zorlaştırır ve zamanla matematikle karşılaşmaktan kaçınmaya başlar.
Kaygı yalnızca “hoş olmayan bir his” değildir, başarıya da yansır. 747 etki büyüklüğünü bir araya getiren geniş bir meta-analizde matematik kaygısı ile matematik başarısı arasında küçük-orta düzeyde, ters yönlü bir ilişki bulunmuştur (Barroso ve ark., 2021). Türkiye’deki öğrencilerle yapılan 11 çalışmayı birleştiren bir meta-analizde de ilişki orta düzeyde çıkmış, ortaokulda liseye göre daha belirgin görünmüştür (Şad ve ark., 2016). Bu, kaygısı olan her öğrencinin başarısız olacağı anlamına gelmez; ancak konunun ciddiye alınması gerektiğini gösterir.
Belirtileri nelerdir?
Belirtiler kişiden kişiye değişir. En sık karşılaşılanlar şunlardır:
- Bedende: avuç terlemesi, mide ağrısı veya bulantı, kalp çarpıntısı, sınavdan önce uykusuzluk.
- Düşüncede: “Ben yapamam”, “Yine yanlış yapacağım”, “Herkes benden hızlı” gibi cümleler; sınavda aklın boşalması.
- Davranışta: matematiği en sona bırakmak, ödevi ertelemek, soruyu okumadan boş geçmek, deneme sınavından kaçmak, sayısal alanlardan uzak durmak.
Bunlardan bir ya da ikisinin ara sıra görülmesi olağandır. Dikkat edilmesi gereken, sürekli tekrar etmeleri ve öğrencinin matematikle arasına mesafe koymaya başlamasıdır.
Neden oluşur?
Matematik kaygısının tek bir nedeni yoktur. Genellikle birkaç etken bir araya gelir:
- Olumsuz deneyimler: sınıf önünde mahcup olmak, sert bir eleştiri, üst üste düşük notlar.
- Birikmiş konu eksikleri: matematik birbirinin üzerine kurulur. Kesirlerdeki bir boşluk, yıllar sonra denklemlerde sorun olarak geri döner.
- Süre ve karşılaştırma baskısı: sürekli hız vurgusu, puan ve sıralama konuşmaları.
- Çevreden gelen mesajlar: “Bizim ailede kimsenin matematiği iyi değildir” gibi cümleler, matematiğin doğuştan bir yetenek olduğu fikrini güçlendirir.
Kaygı ile düşük başarı arasındaki ilişki tek yönlü de değildir. Araştırmacılar ikisinin birbirini besleyebildiğini belirtir: kötü bir sonuç kaygıyı artırır, artan kaygı çalışmayı ve sınav performansını zorlaştırır, bu da yeni bir kötü sonuç getirir (Carey ve ark., 2016). Bu yüzden çözüm de genellikle iki taraftan birden yürür.
Sık yapılan üç yanlış varsayım
“Yalnızca matematiği zayıf öğrencilerde olur.”
Değil. 1.757 öğrenciyle yapılan bir çalışmada matematik kaygısı yüksek çocukların yaklaşık dörtte üçünün matematik performansı normal ya da yüksek düzeydeydi (Devine ve ark., 2018). Yani notu iyi olan bir öğrenci de bu kaygıyı yaşayabilir.
“Küçük yaşta görülmez.”
Görülebilir. Birinci ve ikinci sınıf öğrencileriyle yapılan bir çalışma, kaygının okulun ilk yıllarında bile matematik başarısıyla ilişkili olabildiğini göstermiştir (Ramirez ve ark., 2013).
“Daha çok soru çözerse geçer.”
Her zaman değil. Temel eksikleri kapatılmadan, süre baskısı altında yapılan yoğun çalışma öğrencide “yine olmadı” hissini pekiştirebilir. Önemli olan soru sayısından çok, doğru düzeyde ve başarılabilir adımlarla ilerlemektir.
Neler işe yarar?
- Eksiği adıyla bulmak: “Matematiğim kötü” yerine “Kesirlerde ve problemlerde zorlanıyorum” demek, sorunu çözülebilir hale getirir.
- Küçük ve düzenli çalışmak: haftada bir uzun oturum yerine her gün kısa bir matematik zamanı, kaçınma döngüsünü kırmaya yardımcı olur.
- Önce süresiz, sonra süreli çözmek: kronometre, konu oturduktan sonra devreye girmelidir.
- Yanlışları suçlama değil bilgi olarak görmek: “Neden bilemedim?” sorusu, “Neden bu kadar kötüyüm?” sorusunun yerini almalıdır.
- Sınav öncesi kısa teknikler kullanmak: kaygıyı yazıya dökmek veya odaklı nefes gibi uygulamalar bazı araştırmalarda yararlı bulunmuştur.
Kişiye özel ve yeterli süreli destek de umut vericidir. Üçüncü sınıf öğrencileriyle yapılan küçük bir çalışmada sekiz haftalık birebir matematik çalışması, kaygısı yüksek çocuklarda kaygıyı azaltmıştır (Supekar ve ark., 2015). Çalışma küçük ölçekli olduğu için sonuç temkinli okunmalıdır, ancak mesaj nettir: kaygı sabit bir özellik olmak zorunda değildir.
Ne zaman destek alınmalı?
Kaygı aylardır sürüyorsa, öğrenci matematikten kaçınır hale geldiyse ya da sınav dönemlerinde uyku, iştah ve okula gitme isteği etkileniyorsa destek almak iyi bir adımdır. Sorun ağırlıklı olarak çalışma düzeni, plan ve konu takibindeyse eğitim koçluğu yol gösterebilir. Kaygı matematiğin ötesine taşıyor, günlük yaşamı da etkiliyorsa psikolojik danışmanlık daha uygun bir başlangıç olur.
Hangisinin size uygun olduğundan emin değilseniz eğitim koçluğu talep formunu doldurabilirsiniz; ön görüşmede durumu birlikte değerlendiririz.
Kaynaklar
- Barroso, C. ve ark. (2021). A meta-analysis of the relation between math anxiety and math achievement. Psychological Bulletin, 147(2), 134–168. doi.org/10.1037/bul0000307
- Carey, E. ve ark. (2016). The chicken or the egg? The direction of the relationship between mathematics anxiety and mathematics performance. Frontiers in Psychology, 6, 1987. doi.org/10.3389/fpsyg.2015.01987
- Devine, A. ve ark. (2018). Cognitive and emotional math problems largely dissociate. Journal of Educational Psychology, 110(3), 431–444. doi.org/10.1037/edu0000222
- Ramirez, G. ve ark. (2013). Math anxiety, working memory, and math achievement in early elementary school. Journal of Cognition and Development, 14(2), 187–202. doi.org/10.1080/15248372.2012.664593
- Supekar, K. ve ark. (2015). Remediation of childhood math anxiety and associated neural circuits through cognitive tutoring. Journal of Neuroscience, 35(36), 12574–12583. doi.org/10.1523/JNEUROSCI.0786-15.2015
- Şad, S. N. ve ark. (2016). Meta-analysis of the relationship between mathematics anxiety and mathematics achievement. Pegem Eğitim ve Öğretim Dergisi, 6(3). doi.org/10.14527/pegegog.2016.019
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tanı veya tedavi yerine geçmez.



